Güzellik köşesine bir “Merhaba!” :)

Çok uzun zamandır aklımdaydı, kullandığım kozmetik ürünleri hakkında kısa kısa yorumlarımı paylaşmak istiyordum. Bugün kendime söz verdim, ayda en az 1 – 2 ürünün incelemesini ekleyeceğim.

İlk paylaşımım en sevdiğim markanın birinden olacak. The Body Shop ürünlerini yaklaşık 10 senedir kullanıyorum. İşin en enteresan tarafı bu ürünleri ilk kez 2007 yılında İstanbul’ daki maratonu koşmak için geldiğimde bir alışveriş merkezinden aldım, ondan sonra benim için vazgeçilmez oldu. Hem zorlu yarışlarda hem günlük hayatımda hep yanımda. Performans kadar güzelliğim ve sağlığım da önemli!

Koşucu ayaklarını şımartan Peppermint serisi

IMG_3667

Biz koşucular için bacaklarımız ve ayaklarımız çok önemli. Onlara ne kadar iyi bakarsak onlar da bizi o kadar ileriye ve uzaklara götürür. Yarış ve antrenman esnasında benden neler çekiyorlar neler, saatlerce bazen de günlerce durmadan çayır, bayır ve dağlarda koşuyorum, yolda da bazen onlarla konuşup onlara söz veriyorum: “Lütfen beni sorun yaşamadan finiş çizgisine kadar götürün ben de sizi dinlendirir şımartırım!” Sözümü de genelde tutarım ondan dolayı ayak ve bacak bakım malzemeleri şarttır, özelikle kadınlar için, söz konusu sadece konfor ve sağlık değil aynı zamanda da güzelliğimiz. İşte huzurunuzda benim yardımcılarım! Yarıştan ya da çok yoğun antrenmandan sonra acil bakım kahramanlarım: PEPPERMINT FERAHLATICI AYAK SPREYİ mentollü içeriği sayesinde serinletiyor ve ferahlatıyor aynı zamanda yorgun ayaklarımı hemen canlandırıyor. Sıktığımda buz kesiyor sanki dağın zirvesindeki kara batmış durumdayım. Onun yanında acil kurtarma için PEPPERMINT FERAHLATICI BACAK JELİ birkaç dakika masajla hemen rahatlatıyor ve serinletiyor. Akşam ise tam dinlendirme ve tam bakım zamanı. PEPPERMINT ARINDIRICI AYAK PEELİNGİ ayaklarımı pürüzsüzleştiriyor, sonra PEPPERMINT RAHATLATICI AYAK LOSYONU nemlendiriyor ve yumuşatıyor, daha yoğun bakım için PEPPERMINT ONARICI AYAK KREMİ anında rahatlatıyor ve derinlemesine nemlendiriyor. Hepsi de dağdaki nehir kadar serinletiyor ayrıca da mis mentollü sakız gibi kokuyor, başka ne isteyeyim :)!

126254_the_body_shop_peppermint

Reklamlar

The North Face Kapadokya Ultra Trail

RÜYA GİBİ YARIŞ

Fotoğraf: Brian HODES
Fotoğraf: Brian HODES

Bir insan kendini zorlayarak ne kadar ileri gidebilir? Kendini fazla zorlayınca gözyaşlarına kadar mutlu olabilir mi? Yanındaki doğru insanlarla, doğru zamanda, doğru yerde olmak ne kadar önemli olabilir? The North Face Kapadokya Ultra Trail bütün sorularıma güzel güzel cevapları vermiştir. Aslında son damlaya kadar içimdeki enerjiyi ve gücü kullanmayı geçen sene öğrenmiştim. O ana kadar önümde görünmeyen bir duvar vardı, onu geçemiyordum ve kendimi fazla zorlamadan bütün yarışları koşuyordum. Şimdi durum çok farklı, bazı ultra maratonları koştuğumda kendimi tanımıyorum, sanki ben değil başka biri koşuyor, ben ise dışarıdan izliyorum. Bütün gücüm tükeniyor ve bitiş çizgisini geçince: ‘Evet elimden geleni yaptım, bu yarışı daha hızlı koşamazdım’ diyorum  kendime. Tıpkı The North Face Kapadokya Ultra Trail gibi, elimden geleni yapıp daha hızlı koşamazdım. 110 km (+ 3350 m), 13 saat 33 dk, genel klasman 1.si :).

Anadolu’ nun büyülü mucizesi

Continue reading “The North Face Kapadokya Ultra Trail”

“Sporda sanat” veya “Koşan tırnak” Galerisi

“SPORDA SANAT” VEYA “KOŞAN TIRNAK” GALERİSİ

Bu sefer çok yazmak istemedim. Yarışlardan önce tırnak boyamak artık ‘kartvizitim oldu’. Çok keyif aldığım bir alışkanlık oldu. Her yarıştan önce yapacağım desenler hakkında sorular geliyor! Ben de geçmişime bir bakış atıp çalışmalarımı size sunuyorum. Bütün sorularınıza açığım, eğer yapım hakkında sorularınız olursa seve seve cevaplarım! İyi seyirler! Sevgilerimle… 

13692724_1128917807166628_4224450697933984769_n

13664623_1121659011225841_1783542837_n