Sevgisiyle ve tutkusuyla – Alanya Ultra Maratonu

Uzun aradan sonra yine sizinle beraberim değerli takipçilerim. Kışın elbette boş durmadım hem antrenman yapıp hem de yeni markamı yarattım inspiredbyrun: Spor tutkusu ve macera dolu benzersiz gümüş takılarla size motivasyon ve güç versin diye yola çıktım, yeni eserlerime ilham bulmak için  dağlara ve doğaya kendimi atıp benzersiz parkurlarda koşmaya ve yarışmaya devam edeceğim.

IMG_6874
Fotoğraf: Alper Dalkılıç

Hayat kocaman bir dağ nehri ve yaşamak için onla beraber hareket edip değişmek ve hareket etmek, kendini geliştirmek lazım…Ben de yeni yarışlara ve daha önce ayağımın basmadığı patikalarda ayak izlerimi bırakıp kendimi yeni doğmuş yepyeni bir insan olarak hissediyorum. Her yeni macera benim için yepyeni bir hayattır, uzun zamandır yarış heyecanı değil yeni maceranın heyecanını hissetmeye başladım. Her macerada hem kendimi hem de sınırlarımı daha yakından tanımış oluyor, kendime daha yakın hissediyor ve her yarışta yeniden kendimi buluyorum.

Alanya Ultra Maratonu 

Tek bir kelimeyle bu yarışı özetlememi isterseniz: “Sevgi ve dağ tutkusuyla hazırlanmış, her metresi düşünülmüş, zorlu, teknik ama olağanüstü ve müthiş manzaralı bir parkur”. İnanın parkur boyunca aklımda sürekli çeviriyordum, benimle koşanlar da bilir, söze de getirdim: “Ahmet müthiş bir parkur yaratmış, doğayı ve dağları çok sevdiği her metresinden okunuyor, devasa bir iş başarmış kendisi ve muhteşem ekibi”. Bu kadar harika parkuru aylarca hazırladıysa onun hakkını vermek bizim görevimizdir, ben de onu yüzde yüz başardığımı sanıyorum, parkurdan inanılmaz keyif alarak elimden geleni yaptım. Her zaman söylerim ki: “Elbette kürsü yapmak çok güzel ama benim için daha önemli bir şey var, elimden geleni yaptığımı bilmektir. Kürsü yapsam da yapmasam da antrenmanlarımın hakkını parkurda verdiysem benden daha mutlusu yoktu!”

17425833_277781505995171_6552028523276951648_n
Fotoğraf: goshots.net

Yarıştan bir gün evvel kafamı yastığa koyunca: “Ne haftaydı ama!” Bir sürü toplantı, yeni çıkan inspiredbyrun eserlerim, doğum günümün ekspress kutlanması, yarış için eşya hazırlaması, Antalya’ da çok sevdiğim arkadaşımı ziyaret, Alanya’ ya yolculuk, otele yerleşmek, yarış öncesi teknede harika makarna partisi ve teknik toplantı. Nihayet her şey hazır ve yarın kafamı dinleyerek müthiş bir parkurda koşacağım, bundan en ufak bir şüphem yoktu. Gülümseyerek uykuya daldım.

Yarış sabahı her zaman aynı geçer, çanta kontrolü ve giyinme, beş dakika fazla uyuyalım diye hazırlığı biraz acele yaptık ve odadan çıkmadan önce bacağımın birinde bir gariplik hissettim, baktığımda hemen nedenini anladım, birinde kalf çorabı vardı diğerinde yoktu. Tozluk ve ayakkabıyı çıkartıp ikisini denk getirip nihayet odamızdan çıkabildik.

17425850_277573956015926_6662835654560349826_n
Fotoğraf: goshots.net

Start alanında heyecan vardı, kimileri son hazırlıklarını yapıyor kimileri ısınıyordu. Ve nihayet start verildi, Alper her zamanki gibi uçtu gitti ben ise: “50 km sonra görüşmek üzere yoluma devam ettim”. Bir yıldır tamamen nabzıma göre antrenman yapıp yarışıyorum, benim için mükemmel bir formül. Başlar başlamaz kaleye çıkmaya başladık.

17629745_278508309255824_7893904611810308000_n
Fotoğraf: goshots.net

Tarihin içinde koşmak apayrı bir duygudur!

17554580_278508935922428_4500269151088021067_n
Fotoğraf: goshots.net
17523229_277575209349134_6418863248611622909_n
Fotoğraf: goshots.net

Kaleye çıktıktan sonra yolumuza devam edip yanlış bir yere saptık sonra hemen yolumuzu bulup inişe geçtik ve deniz kenarında koşup muz tarlalarından geçerek tekrar tırmanmaya başladık.

17499372_277573426015979_7816354752699020887_n
Fotoğraf: goshots.net
17522839_277575636015758_5977977380389029863_n
Fotoğraf: goshots.net

Zorlu, teknik o kadar da keyifli ve olağanüstü manzaralı çıkış başladı. Nabzım müsaade edince koşuyor ya da çok hızlı bir şekilde tırmanmaya çalışıyordum. Etrafıma bakınca zümrüt yeşili ormanları ve aşağıya bakınca uzaklarda altın kumların eşliğinde devasa değerli taş gibi turkuaz, topaz ve en koyu mavisinden safir renginde müthiş ve sonsuzluğu çağırıştıran özgür deniz vardı. Birkaç saat sonra o muhteşem tuzlu suyla kavuşma hayalimle yoluma devam edip birinci kontrol noktasına (8.2 km) ulaşıp jellerin paketlerini çöpe attım, Yeliz’ le biraz sohbet edip su ve kola içip yoluma devam ettim.

17499528_277575882682400_4979895225010848180_n

İsteyen hemen not alsın bu sefer kendim için muhteşem bir karışım yaptım, yulafı sıcak su ve helva ile karıştırıp macun şekline getirip kilitli poşete koydum ve 10 saat boyunca onunla iyice beslendim. Muhteşem bir şey oldu, hem mideme iyi geldi hem de beni tok tuttu, yol boyunca sadece bir dilim portakal, bir miktar jel, kola ve yulaflı macunla beslendim ve hiç sorun yaşamadım. Kontrol nokta masaları çok zengindi ama yarış esnasında benim için çiğnemek çok zor geliyor ondan dolayı bu şekilde beslenmeyi tercih ediyorum, elbette yarışın uzunluğuna göre. 100 mil yarışında ister istemez çiğnemek zorundasın. Yol boyunca bir sürü arkadaşımı görüp keyifli sohbet ettik Ersavaş’ la beraber sert bir inişi paylaştık, bir süre sonra Umut Can’ la yollarımız kesişti, patikalarda beraber koştuk.

IMG_6893
Fotoğraf: Umut Can Temiz

İkinci kontrol noktasına (19.2 km) varınca sularımı tazeledim, kolamı içtim, kafama soğuk suyu döküp yoluma koyulmadan Polat, Alper’ in benden yaklaşık 12 dk. önümde olduğunu söyledi ve yarışın sonuna kadar benim için yakalamaç oyunu başladı. Buradan sonra benim en sevdiğim bölümdü, genelde tırmanışı içeren bir rota. Parkurun keyfini çıkararak üçüncü kontrol noktasına (28.3 km) ulaştım, sularımı tazeleyip yoluma devam ettim, Onur (Ali İmren) biraz eşlik edip dönüşte nereye dönmem gerektiği bilgisini verdi, ondan sonra yapayalnız kalıp parkurda tek olma özgürlüğünü yaşadım. Olağanüstü manzara eşliğinde parkurun en yüksek noktasına ulaştım (1533 m).

17424955_275350896238232_6666695426000399755_n
Fotoğraf: Alanya Ultra Maratonu

İnişe geçince yolda bol kar vardı, mutluluktan ve sevinçten gülmeye başladım.

17626148_278093269297328_4621835355175556560_n
Fotoğraf: goshots.net

Ayaklarım altında kar, etrafımda müthiş orman ve karlı dağ tepeleri, uzaklarda deniz. Böyle müthiş parkurda koşabildiğim için kendimi çok şanslı hissettim. Geniş bir yolda hızlı inişten sonra dar bir patikaya daldım ve bir süre koştuktan sonra dördüncü kontrol noktasına (41 km) ulaştım. Polat, Alper’ in yaklaşık 5 dk önümde olduğunu söyledi, hızlıca sularımı tazeleyip kolamı içip takibe başladım. Epey uzun bir inişe geçtim, Alper’ i yakalayacağımı umarak her dönüşten sonra koşan silueti göreceğim diyordum ama nafile. Yol ya aşağıya ya da yukarıya götürüyordu beni. Beşinci kontrol noktasına (52 km) ulaşınca arkadaşlar, Alper’ in farkı 15 dk’ ya kadar açtığını öğrendim. Finişe yaklaşık 14 km kaldı ve bu farkı kapatmanın mümkün olmadığını düşünüp: “Sağlık olsun, madem öyle abartılı kasmaya gerek yok, sadece elimden gelen en hızlı tempoyu tutup en çabuk şekilde finişe ulaşmaya çalışacağım” diyerek, sularımı doldurup yola koyuldum. Bir anda düşüncelerime dalarak kendimi paraşüt tepesinde buldum, işaret de yoktu ortada. Biraz geri gidince belirgin bir işaretin başka bir yola götürdüğünü görüp kendi kendime biraz kızdım: “Tamam, yorgunsun ama kendine gel ve son kilometreleri adam gibi koş, kocaman bir işareti nasıl görmemişsin!” deyince sert ve teknik bir inişe geçtim. İnerken tırmanışları ne kadar sevdiğimi ve inişleri daha çok çalışmam gerektiğini kendime bir kez daha hatırlattım. Epey vakit sonra stabilize yolla kavuşma mutluluğu yaşayıp bir adet “Espresso Love” jelini çakıp: “Hadi eyvallah finişe doğru gidiyorum” diyerek hızlandım. Yolda bir aile: “Çok geç kaldın diyerek” beni daha da gaza getirdi. Nihayet Alanya el uzaklığındaydı. Altıncı kontrol noktasından (58 km) hiçbir şey almadan geçip sahil yoluyla kavuştum, buradan biraz koşup bir ara plaja gireceğimi biliyordum. Düzde iyice hızlanıp denizin keyfini çıkarıyordum. Belli bir süre sonra görevli arkadaş beni plaja yönlendirdi. Hava çok güzeldi, güneş yakıyor, plaj baya kalabalıktı, insanlar serinliyordu, biz ise saatlerce koşuyoruz diye düşünerek kumsalda koşmaya başladım. Bir ara hava çok sıcak geldi, bir mataramın suyunu tamamen kafama boşalttım, yanımdan küçücük bir çocuk geçiyordu, şaşkınlıkla baktı. İleride bir dağ gördüm ve videodan bu dağa tırmanacağımızı hatırladım. Ben yakın finişin mutluluğu yaşarken bu bölümü tamamen unuttum. Ama iyi ki bu bölüm vardı!

17426022_277782372661751_7602770291663150391_n
Fotoğraf: goshots.net

Plaj sonunda dağa yaklaşınca serap gibi Alper’ in turuncu kafa bandını gözümle kestim. Rüya görüp görmediğime hala inanmayan ben tek nefesle sudan geçip kayaya yapıştım ve örümcek gibi patikaya kadar yükseldim. İyice hızlanıp yukarıya tırmanıyordum ve beklediğim an geldi, Alper bir taşın üzerinde yerleşmiş ayakkabısını temizliyordu. “Beni geçersen olacağı budur” diyerek kaçmaya başladım. Alper’ in suyu bitti, ona tek mataramdan son suyumu verip yarışıma devam ettim. Finişe sadece birkaç kilometre kalınca gençlerin yanlış yönlendirmesiyle yanlış yola sapıp (bizim gidiş yolumuz) zamanında fark edip, teyit için Ahmet’ i arayıp doğru yoldan devam ettik. Tırmanırken patikada tek olduğumu fark edip hızlandım, kaleyi turlayıp, daracık tarihi sokaklardan geçerken uzaklarda finişi görebiliyordum. Kayadan inip, sudan geçerek benimle dalga geçen gençlere laf yetiştirip finişe ulaştım. Müthiş bir parkur, olağanüstü manzara, harika bir yarış.

17626393_1268409106530280_4895198057611774127_n
Fotoğraf: goshots.net / Elindeki sopaya dikkat! 🙂
FullSizeRender (22)
Fotoğraf: Alper Dalkılıç

Ultra maraton da hayat gibi, ne zaman ne olacağı belli değil, tek bir kural var: Pes etmeden, vazgeçmeden, elinden geleni yaparak hedefe ulaşmaya çalışacaksın, yolda da keyif almayı unutmayacaksın ama…Hayat ultra maraton gibi sürprizlerle dolu, doya doya yaşayarak sizi nasıl şaşırtacak bekleyin ve görün!

17424604_277781732661815_6065578065964347110_n
Fotoğraf: goshots.net
alanya-ultra-maratonu-2017-fotoğrafları
Fotoğraf: Redbull
2017-04-01_15-27-43
Suunto ne der? 🙂

SEVGİLİ AHMET ARSLAN VE TÜM EKİBİ,  VEYSEL GÜLER, POLAT DEDE, SAVAŞ GÜNDÜZ, ATIL CÜCE, YELİZ KARAKAYA, ONUR ALİ İMREN, KORAY BOZUNOĞULLARI VE TÜM ARGEUS EKİBİ, SÜHA GÜNERMENGİ, GÖNÜLLÜ ARKADAŞLAR, FOTOĞRAFLARIMIZI ÇEKEN ONUR ÇAM VE GOSHOTS EKİBİ, BÜTÜN EMEĞİ GEÇEN ARKADAŞLAR, UTOPIA WORLD HOTEL’ İN MİSAFİRPERVER PERSONELİ, HEPİNİZE DEVASA, SONSUZ TEŞEKKÜRLER! MÜTHİŞ BİR İŞ BAŞARDINIZ. 🙂

TÜM KOŞAN DOSTLARIMA DEV TEBRİKLER!

SALOMON TÜRKİYE VE SUUNTO TÜRKİYE’ YE MALZEME DESTEĞİ İÇİN KOCAMAN TEŞEKKÜRLER!

HER METRESİNİN SEVGİ VE DAĞ TUTKUSUYLA HAZIRLANMIŞ OLDUĞU BU MUHTEŞEM PARKURDA SENEYE SİZ DE KOŞUN, ZORLU PARKURDA KENDİNİZİ TEST ETMEK, MÜTHİŞ MANZARALARI DOYA DOYA YAŞAMAK VE GÜZEL TÜRKİYE’ NİN HARİKA ORGANİZASYONUNDA BULUNMANIN MUTLULUĞUNU YAŞAYIN! SENEYE GÖRÜŞMEK ÜZERE! 🙂 

Reklamlar

2 thoughts on “Sevgisiyle ve tutkusuyla – Alanya Ultra Maratonu

  1. Sanırım eşiniz bir daha size yetişemedi. Dereceniz ve güzel yazınız için TEBRİKLER ve TEŞEKKÜRLER. Eşiniz ve size ilerideki yarışma ve projelerinizde başarılar dilerim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s